Ordinal Fayda Teorisi – 1. Aşama Farksızlık / Kayıtsızlık Eğrileri

Kardinal fayda yaklaşımının gerçeklerden uzak, zorlamaya dayalı varsayımları iktisatçılar tarafından eleştirilmiş ve soyut olan fayda kavramının sayısal ölçümü düşüncesinin gerçek dışı olduğunu belirtmişlerdir. Bunun üzerine gerçeklere daha uygun olan bir yaklaşım geliştirilmiştir.

Varsayımları;

  • Ordinal fayda yaklaşımına göre faydanın sayısal olarak ölçülemeyeceği, ancak tüketicinin mallardan elde edeceği faydaları sıralamaya tabi tutabileceği iddia edilmektedir.
  • Ayrıca malların faydası objektif değil, sübjektiftir, yani kişiden kişiye ve aynı kişi için tüketim zamanına göre malların faydası değişiklik gösterebilir.
  • Bir malın tüketimi diğer malın faydasını etkiler.
  • Önemli ordinalist iktisatçılar arasında Edgeworth, Antonelli ve Fisher gösterilebilir.
  • Ordinal fayda yaklaşımına göre tüketiciler üç aşamada dengeye ulaşmaktadırlar. Şimdi bu aşamaları inceleyelim.

1. Aşama: Farksızlık Eğrisi / Kayıtsızlık Eğrileri

2. Aşama: Bütçe Doğrusu

3. Aşama: Tüketici Dengesi

  1. Aşama: Farksızlık Eğrisi / Kayıtsızlık Eğrileri

Tüketicinin belli bir dönemde sadece iki mal tükettiğini varsayıyoruz. Örneğin dönemimiz bir ay olsun ve tükettiğimiz mallar elma ve armut olsun. Tüketici iki maldan farklı miktarlarda/bileşimlerde tüketerek mal sepetleri oluşturuyor. Her mal sepetinde farklı miktarlarda elma ve armut bulunmakta. Her ne kadar tüketici tüketimden elde ettiği faydayı sayısal olarak ölçemese de karşılaştırma yapabilmekte ve fayda sıralaması yapabilmektedir. Teorik olarak tüketici sonsuz sayıda mal sepeti oluşturabilir. Bu mal sepetlerinin faydalarını karşılaştırdığında bazı sepetlerdeki malların tüketiminden elde edilen faydaların eşit olduğu görülür. İşte tüketiciye aynı toplam faydayı sağlayan bu mal sepetlerinin grafiğini çizdiğimizde ortaya çıkan şekle farksızlık eğrisi diyoruz. Şimdi bu anlattıklarımızı grafik üzerinde gösterelim.

Grafikte eksenlerde tüketilen mallar yer almakta ve ters orantılı (negatif eğimli) çizilen eğri ise farksızlık eğrisidir. Tanımı şu şekilde verebiliriz:

Belli bir dönemde iki maldan farklı miktarlarda/bileşimlerde tüketerek tüketicinin aynı toplam faydayı (U1) elde etmesine imkan veren eğriye “Farksızlık Eğrisi” adı verilir. Tüketici iki maldan tüketim miktarı için sonsuz sayıda seçenekler oluşturabilir. Örneğin grafikteki a noktasında 8 birim armut ve 1 br elma tüketmekte toplam faydası ise U1 olmaktadır. Tüketici aynı toplam faydayı (U1) b noktasında 6 br armut ve 2 br elma, c noktasında 4 br armut ve 4 br elma, d noktasında 2 br armut ve 7 br elma tüketerek de elde edebilmektedir. Dolayısıyla toplam fayda bakımından tüketici için a noktasının b, c veya d noktalarından farkı bulunmamaktadır. Zaten eğrinin adı da buradan gelmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus vardır. Tüketicinin tüketimden bir tek amacı vardır, toplam faydasını max. yapmak. Yani tüketim yaparken zevkler işin içine dahil edilmemektedir.

Farksızlık Eğrisinin Özellikleri

  1. Bir farksızlık eğrisi üzerindeki bütün noktalarda toplam fayda aynıdır. Her noktada toplam fayda U1’e eşittir.
  2. Negatif eğimlidirler. Bir başka ifadeyle sol yukarıdan sağ aşağıya doğru inerler. Negatif eğimli demek eksenlerdeki malların tüketim miktarlarının ters yönlerde değiştiğini göstermektedir. a noktasından b noktasına gidildiğinde elma tüketimi artarken, armut tüketimi azalmaktadır. Bunu nedeni ise 1. Gossen yasasıdır. Bir malın tüketimi artınca toplam fayda artar, yada tüketim azalınca toplam fayda azalır. a’dan b’ye gidilince elma tüketimi artmakta ve toplam fayda artmaktadır. Oysa tanım gereği U1 farksızlık eğrisi üzerindeki her noktada toplam faydanın aynı olması lazım. İşte bunun için armut tüketimini azaltmak zorundayız. Öyleyse özetlersek, niçin farksızlık eğrileri negatif eğimlidirler? sorusunun cevabı olarak “aynı toplam fayda düzeyinde kalabilmek için” diyebiliriz.
  3. Farksızlık eğrileri orjinden uzaklaştıkça toplam fayda artar. Aşağıdaki grafik incelendiğinde; orjine en yakın olan U1 farksızlık eğrisinden daha uzaktaki U2 ya da U3 farksızlık eğrilerine geçebilmek için mutlaka en az bir malın ya da her iki malın tüketimini artırmak gerekir. En az bir malın tüketimini bile artırmış olsak, Gossen yasasına göre tüketim artınca toplam fayda artar. Bu duruma geçişlilik ilkesi diyoruz. Kısaca, farksızlık eğrileri orjinden uzaklaşınca daha çok mal tüketildiği için toplam fayda artar.

Farksızlık eğrileri birbirlerini kesmezler. Üçüncü özelliğin sonucu olarak dördüncü özellik ortaya çıkmaktadır. Her bir farksızlık eğrisinde farklı miktarlarda mal tüketimi yapıldığı için farklı toplam faydalar elde edilmektedir. Oysa birbirlerini kestikleri anda tüketilen mal miktarları eşitlenmekte, sabitlenmektedir. Aynı miktarlarda mal tüketildiğinde U1 ve U2 gibi farklı faydalar elde etmek geçişlilik ilkesini bozmakta ve iktisadi bakımdan bir mantık hatası yapılmış olmaktadır. Bu hatanın ve geçişliliğin bozulmaması için birbirlerini kesmemeleri gerekir.

5. Farksızlık eğrileri orjine göre dışbükeydirler. Dışbükey olma nedenini azalan marjinal fayda kanunu ya da teknik ifade ile azalan marjinal ikame oranı ile açıklamak mümkündür. İkame, kelime anlamı olarak bir şeyin yerine başka bir şeyi koyma, kullanma demektir. Marjinal ikame oranı (MRS veya MİO) matematiksel olarak eğime/tanα’ya eşittir.

Farksızlık eğrisi üzerinde a noktasından d noktasına doğru ilerledikçe eğim azalmaktadır. Nedeni; armut tüketimini eşit miktarlarda azaltırken aynı toplam faydayı (U1) elde edebilmek için elma tüketimini giderek artan miktarlarda artırma zorunluluğudur. Hatırlanacağı gibi 1. Gossen yasasına göre tüketim arttıkça MU azalmaktaydı. MU toplam faydayı belirlediğine göre, TU’nun sabit kalması için bir malın tüketimi artan miktarlarda artırılır. Böylece farksızlık eğrisi orjine göre dışbükey olur.

Tüketici dengesinde ikinci aşamaya geçmeden önce özel şekilli farksızlık eğrilerini açıklayalım.

  1. Azalan MRS’li Farksızlık Eğrisi

Orjine dışbükey olan tipik farksızlık eğrisi azalan MRS’li (eğimli) dir. Gerçek hayata uygundur ve azalan marjinal fayda yasası geçerlidir.

  1. Sabit MRS’li Farksızlık Eğrisi (Tam ikame Mallar)

“Tam ikame mallar”ın farksızlık eğrisi şekilde görüldüğü gibi doğrusaldır. Tam ikame mal, birbirinin yerine kullanılabilen, tüketicinin aynı ihtiyacını karşılayan, fayda bakımından bir değişiklik göstermeyen mallara denir. Örneğin çekirdekli portakal ile çekirdeksiz portakal, kayısı reçeli ile çilek reçeli, kuzu eti ile dana eti gibi. Bu malların farksızlık eğrileri doğrusal olmakta ve eğim her noktada aynı olmaktadır.

  1. MRS Tanımsız Olan Farksızlık Eğrisi (Tam Tamamlayıcı Mallar)

Eğer bir mal tek başına bir ihtiyacı karşılamıyorsa, faydasının olabilmesi için mutlaka başka bir malla birlikte kullanılması gerekiyorsa bu mallara “Tamamlayıcı Mallar” denir. Örneğin çay-şeker, toz puding-süt, dolmakalem-mürekkep, araba-lastik, diş macunu-diş fırçası gibi. Bazı mallarda ise faydanın oluşabilmesi için iki malın ideal kullanım oranları çerçevesinde kullanılması gerekebilir. Bu mallara da “Tam Tamamlayıcı Mallar” denir. Ayakkabının sol teki-sağ teki, gömleğin sol kolu-sağ kolu gibi. Bu mallarda ideal kullanım oranı geçerli olduğu için ikame (birbirinin yerine kullanım) söz konusu değildir. Bu nedenle farksızlık eğrisi L şeklinde köşelidir ve ideal kullanım oranları eğrinin köşe noktasıdır (a noktası). Eğrinin eğimi yoktur, MRS tanımsızdır.

  1. Artan MRS’li Farksızlık Eğrisi

Eğer iki mal birbirine zıt mallar ise, bu malları birlikte kullanmak yerine tek tek kullanıldığında daha faydalı ise, bu malların farksızlık eğrisi gerçek hayatta karşılaştığımız tipik orjine dışbükey farksızlık eğrisinin tersine orjine içbükey olmaktadır. Eğim (MRS) artmaktadır. Bireylerin rasyonel oldukları ve israf yapmadıkları, yanlış tercihte bulunmadıkları dikkate alındığında bu tip farksızlık eğrisini görmek mümkün değildir.

Bu makalede aşağıda yer alan kaynaklardan dolaylı veya direkt olarak faydalanılmıştır. Aşağıda yer alan kaynaklarında incelenmesi faydalı olacaktır.

Kaynaklar:

Gökdemir, L., “Ders Notu”, https://www.artvin.edu.tr/files/user_files/files/a806773ac876dd7 2d36b61e7e285f977.pdf, İnönü Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü [Ziyaret Tarihi: 18.01.2017]

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*