Büyüme Hızı

Ekonomik büyüme temelde, bir ekonominin üretim hacminde dönemler itibarıyla meydana gelen artış olarak tanımlanmaktadır. Bir ülkedeki üretim hacmindeki artış göstergelerinden önemli bir tanesi de Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’daki (GSYH) değişmelerdir.

Ekonomik büyüme gelişmiş ülkeler kadar gelişmekte olan ülkeler açısından da önem taşıyan bir konudur. Ancak gelişmiş ülkeler ekonomik büyüme, diğer bir ifadeyle reel GSYH’nın yıllar itibariyle değişimine önem verirken, gelişmekte olan ülkeler ekonomik büyüme kavramından ziyade, ekonomik kalkınma kavramına önem vermektedir. Ekonomik kalkınma, ekonomik büyümeyi de kapsayan bir kavram olmasının yanında, ekonomik büyümeye ek olarak toplumdaki gelir dengesizliklerinin azaltılması, işsizliğin azaltılması, ekonomik ve sosyal kurumların modernleştirilmesi gibi ekonomik olduğu kadar sosyal ve siyasal alanları da kapsamaktadır.

Ekonomik büyüme Teorileri, dışsal ekonomik büyüme teorileri ve içsel ekonomik büyüme teorileri olarak iki temel gruba ayrılmaktadır. Neokilasik modelde teknolojik gelişmenin, üretimdeki artışın sadece üretim faktörleri tarafından açıklanamayan payı ile ölçüldüğü varsayılmaktadır. Bu bağlamda teknolojik gelişme dışsal bir etken olarak kabul edilmektedir. Bu durumun nedeni GSYH üzerinde önemli etkisi olmasına rağmen teknolojik gelişmenin ekonomik faktörlerden etkilenmediğinin varsayılmasıdır. Yakın geçmişte yapılan çalışmalar ise teknolojik gelişmenin ekonomideki fiyat, kar gibi ekonomik sinyallere bir tepki sonucunda ortaya çıktığına yöneliktir. Diğer bir ifadeyle, teknolojik gelişme ekonomik sistem açısından içsel bir süreçtir. Çalışmanın amacı dışsal ekonomik büyüme modelleri ve içsel ekonomik büyüme modellerinin temel özelliklerinin incelenerek birbirinden ayrıldığı noktaları ortaya koymaktır.

1.1. Üretim 2014 yılı Temmuz ayında takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 artmıştır. Alt sektörler itibari ile 2014 yılı Temmuz ayında madencilik ve taşocaklığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,4; imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,4 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi de yüzde 6,2 artmıştır.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 1,8 oranında artmıştır. Temmuz ayında bir önceki aya göre madencilik ve taşocaklığı sektörü endeksi yüzde 2,0 azalırken; imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,9 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,2 oranında artmıştır.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ana sanayi gruplarında 2014 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre en yüksek artış yüzde 6,1 ile sermaye malı üretiminde gerçekleşmiştir. Sermaye malı üretimini yüzde 3,5 ile dayanıklı tüketim malı üretimi izlemektedir. Ana sanayi grupları bazında sermaye malları üretimi 2014 yılı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,4 oranında artmıştır.

Alt sektörlerin aylık sanayi üretimine katkıları açısından bakıldığında ise Temmuz ayında aylık sanayi üretimine en yüksek katkının 1,5 puan ile imalat sanayi sektöründen gelmekte olduğu görülmektedir. Ana sanayi gruplarında ise aylık sanayi üretimine en yüksek katkının ise 1,0 puan ile sermaye malı üretiminden gelmekte olduğu görülmektedir

 1.2. Büyüme Üretim yöntemine dayanılarak hesaplanan gayri safi yurt içi hasıla birinci çeyreği bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla %4,3 oranında artarak 29.210 Milyon TL olmuştur. Gayri safi yurt içi hasıla birinci çeyreği cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %14,8’lik artışla 407.310 Milyon TL olmuştur.

2014 yılı birinci çeyreğinde sabit fiyatlarla mal ve hizmet ihracatı %11,4, devletin nihai tüketim harcamaları %8,6, hanehalklarının nihai tüketim harcamaları %2,9 artarken; gayri safi sabit sermaye oluşumu ise %0,5 azalmıştır. 2014 yılı birinci çeyrek büyümesine en önemli katkı net ihracat kaleminden gelmiştir. Buna göre, yılın ilk çeyreğinde net ihracatın büyümeye katkısı yüzde 2,7 olmuştur. Net ihracat, 2013 yılı birinci çeyreğinde yüzde 0,7 düzeyinde büyümeye negatif katkı sağlamıştı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*