Gelir Dağılımı

Gelir dağılımı araştırmaları, bir ekonomide yaratılan gelirin nasıl paylaşıldığını analiz etmek amacıyla birkaç şekilde yapılıyor. En çok kullanılanları kişisel gelir dağılımı analizi ve fonksiyonel gelir dağılımı analizi. Bir ekonomide yaratılan gelirin, o ekonomideki kişiler arasında ne şekilde dağıldığını ortaya koyan değerlendirmeye kişisel gelir dağılımı analizi deniyor. Gelir dağılımı analizleri fonksiyonel olarak yapıldığında; ücret, faiz, rant, kar gibi üretim faktörlerinin yaratılan gelirden ne kadar pay aldığını ölçmek mümkün olabiliyor. Toplumun daha çok ilgisini çeken konu kişisel gelir dağılımı.

Gelir dağılımı eşitliğini ölçmek için kullanılan araçlar içinde en yaygın kullanılanı Gini katsayısıdır. Bir kare çizerek dikey eksene yüzde 10 ya da 20’lik bölümler halinde GSYH’dan alınan payları birikimli olarak, yatay eksene de yine yüzde 20’lik paylar halinde nüfusu birikimli olarak yerleştirelim. Her bir yüzde 20’lik nüfus payının gelirden ne kadar pay aldığını bu eksenlerin arasında kalan alanda işaretlersek karşımıza bir eğri çıkar. Buna Lorenz Eğrisi adını veriyoruz. Karenin köşegen çizgisine mutlak eşitlik çizgisi diyoruz. Yani bütün işaretlerimiz bu çizginin üzerine gelirse o toplumda gelir dağılımı eşittir. Lorenz eğrisi mutlak eşitlik çizgisinden ne kadar uzaklaşıyorsa gelir dağılımı o kadar bozuluyor demektir. Aşağıdaki şekilde hayali bir ülke için çizilmiş bir Lorenz eğrisi yer alıyor. Lorenz eğrisi ile mutlak eşitlik çizgisi arasında kalan alanın büyüklüğünü (şekilde A alanı) mutlak eşitlik çizgisinin altında kalan alanın tamamına (şekilde A + B alanı) bölersek karşımıza bir oran çıkar. Buna Gini Katsayısı diyoruz. Eğer gelir dağılımı tam anlamıyla eşitse, yani bütün değerler mutlak eşitlik çizgisi üzerindeyse o zaman Gini katsayısı sıfır çıkacak demektir. Gini katsayısı sıfır ile bir arasında değişen bir katsayıdır ve sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımı eşitliğinin, bire yaklaştıkça gelir dağılımı eşitsizliğinin arttığını gösterir.

 

TÜİK 2013 yılı için yaptığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Açıklama sonuçlarına ilişkin tabloyu ve bu tabloya göre ortaya çıkan Lorenz eğrisi aşağıda yer almaktadır.

Tablo: Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelire göre sıralı yüzde 20’lik gruplar, 2012-2013

Tablodan görüleceği üzere gelir eşitsizliğini ölçen Gini katsayısı 2013 yılında 0,400 olarak çıkmıştır. Gini katsayısı, 2010 yılında 0,402, 2011 yılında 0,404, 2012 yılında 0,402 idi. Yani son dört yılda gelir dağılımında üzerinde durulabilecek bir değişme yok.

Araştırmanın ortaya koyduğu iki sonuca daha dikkat çekmek gerekir: Dört yıllık panel verilerine dayanılarak yapılan hesaplamalar sürekli yoksulluk riski altında bulunanların oranının bir önceki yıla göre yüzde 16’dan yüzde 13’e düştüğünü gösteriyor. Toplam gelirler içinde en yüksek pay maaş ve ücret gelirlerine (yüzde 48,3) ait bulunuyor.

Ek: Dünyadan Gini Katsayısı Örnekleri (2013, Kaynak: Human Development Report)

Ülke

Gini Katsayısı

İsveç

0,250

Norveç

0,258

Slovakya

0,260

Finlandiya

0,269

Romanya

0,274

Bulgaristan

0,282

Almanya

0,283

Macaristan

0,312

Polonya

0,327

Belçika

0,330

Hindistan

0,339

Yunanistan

0,343

İngiltere

0,360

ABD

0,408

Fas

0,409

Çin

0,421

Arjantin

0,445

Brezilya

0,547

Güney Afrika

0,631

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*