Milli Gelir

 1.1. Milli Gelirin Tanımı
Bir ekonomide belli bir döneme ilişkin safi milli hasıla değerinden aynı dönemde, o ekonomide alınan dolaylı vergiler toplamının çıkartılmasıyla elde edilen tutar milli gelirdir. Bilimsel anlamda milli gelir bir ülkede belli bir dönemde üretilen mal ve hizmetlerin net parasal değeridir.
Bir ekonomik gösterge olarak milli gelirin önemi:

  • Ülke ekonomisinin büyüyüp büyümediğini gösterir.
  • Ülke refah düzeyinde bir değişiklik olup olmadığını gösterir.
  • Ülkedeki yapısal değişiklikler hakkında bilgi verir. Böylece herhangi bir ülkenin tarıma dayalı mı yoksa sanayi ağırlıklı mı bir ekonomiye sahip olduğu anlaşılır.
  • Ülkeler arası ekonomik karşılaştırmada kullanılır

1.2. Milli Geliri Etkileyen Fonksiyonlar
1.2.1. Tüketim Fonksiyonu
Birey için tüketim, aile fertlerinin gereksinim duydukları mal ve hizmetlerin satın alımı için yaptıkları harcamaların toplamıdır. Tüketim harcamaları öncelikle, o ekonomideki harcanabilir gelire bağlıdır. Tüketimi etkileyen faktörler şunlardır:

  •  Kişinin toplam geliri
  •  Kişinin yaşam biçimi ve aile yapısı
  •  Kişinin edindiği alışkanlıkları
  •  Kişinin ileriye dönük kararları ve beklentileri
  •  Ülkenin ekonomik koşulları ve ekonomik veriler
  •  Ülkenin vergi ve para politikaları

1.2.2. Tasarruf Fonksiyonu
Elde edilen toplam gelirden ihtiyaçlar karşılandıktan sonra kalan miktara tasarruf denir. İnsanlar gelecekte oluşabilecek hastalık, kaza gibi belirsizliklerde çaresiz kalmamak için tasarruf yapmak isterler. Gelirin tüketilmeyen kısmı tasarrufları oluşturur. Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır. Harcamaların gelirden fazla olması borçlanma gibi kötü bir sonucu ortaya çıkarır.
1.2.3. Yatırım Fonksiyonu
Yatırım, ekonomide belirli bir dönemde üretimde kullanılacak malzeme ve unsurların artırılmasına denir. Yeni fabrika kurmak, fabrikaya makine almak, yeni üretim yöntemi almak vb. yatırım faaliyetleri sonucunda ekonominin üretim kapasitesi artar.
1.3. Mili Gelirin Hesaplanması
Üretim faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirin hesaplanması işini Türkiye İstatistik Kurumu piyasadan aldığı fiyatlara göre hesaplar. Yapılan hesaplamalardan % 100 doğru sonuç yerine yaklaşık sonuçlar elde edilir. Elde edilen sonuçlar önemlidir. Üretici, tüketici ve devlet yaklaşık olarak hesaplanan sonuçlara göre, yatırım faaliyetlerine yön verirler. Hesaplamalarda farklı yollar tercih edilebilir. Türkiye İstatistik Kurumu milli geliri kendi içindeki kurallara göre belirler. Kullanılan hesaplama yolları; üretim yöntemi, gelir yöntemi ve harcama yöntemi olmak üzere üçe ayrılır.
1.3.1. Üretim Yöntemiyle Milli Gelirin Hesabı
Bu yöntemin hareket noktası, bir ülkede bir yılda üretilen mal ve hizmetlerin parasal değerlerinin hesaplanmasıdır. Bu mal ve hizmetlerin fiyatları, o yılın piyasalarından elde edilir. Hesaplamayı aşağıdaki gibi formüle edebiliriz;
Tarımsal Üretim + Sanayi Üretimi + Hizmet Üretimi = Brüt Milli Gelir (Gayri Safi Milli Hasıla)
Gayri Safi Milli Hasıla (+) veya (-) Dış Ticaret Farkı Gelir veya Gideri = Gayri Safi Yurt İçi Hasıla
Gayri Safi Milli Hasıla – Amortismanlar = Safi Milli Hasıla (Net Milli Gelir)
Safi Milli Hasıla – Dolaylı Vergiler veya + Sübvansiyonlar = Milli Gelir
Yalnız dikkat edilmesi gereken bir husus aynı malın hesaba birden çok kez katılmasıdır. Yani hem ekmek hem onu üretirken kullanılan un, unun elde edildiği buğday hesaba dahil edilmemelidir. Bunu sağlamanın iki yolu vardır:
* Yalnızca nihai(son) ürünün hesaplanması(ekmek)
* Katma değer yöntemi.Girdi ve çıktı arasında ürüne eklenen değerdir.100 liraya alınan mal işlendikten sonra 150 lira olmuşsa katma değer 50 liradır.
1.3.2. Gelir Yöntemiyle Milli Gelirin Hesabı
Bu yöntemde belirli bir dönemde üretim faktörlerinin üretimden aldığı paylar toplanır.
Ücret Gelirleri + Kira Gelirleri + Faiz Gelirlere + Elde Edilen Karlar = Milli Gelir
Bulanan milli gelire sırası ile vergiler, yıpranma payları ve ithalat–ihracat farkları ilave edildiği zaman gayri safi milli hasıla rakamına ulaşılır.
1.3.3. Harcama Yöntemiyle Milli Gelir Hesabı
Ülkede her kesimin yaptığı harcamalar toplamı belirlenerek hesaplanır.
Özel Kesim Harcamaları + Kamu Kesimi Harcamaları + Yatırım Harcamaları = GSMH
Gerçekte harcamalar şu dört kalemden oluşur: Özel tüketim (C), Özel yatırım (I), kamu harcamalar (G) ile ihracat – ithalat fazlası (X-M). Bunlar GSMH = C+l+G + (X-M) ile ifade edilebilir.
1.4. Nominal Milli Gelir & Reel Milli Gelir
Üretilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatları ile çarpılması oluşan toplama milli gelir dedik. Fiyatların artması ile oluşacak milli gelir artışı gerçeği yansıtmaz; reel bir artış değildir, ekonomi büyümemiş, satın alma gücü artmamıştır. Çünkü bahsedilen artış reel değil nominal(parasal) bir artıştır. Ekonomik büyümenin göstergesi olan büyüklük reel milli gelirdir. Reel ve nominal değişimleri ayırt etmenin iki yolu vardır:
• Diyelim 1980 ve 1988 yıllarını karşılaştırıyoruz. 1988 yılı GSMH’sini hesaplarken 1988 yılı fiyatlarını değil karşılaştırma yapacağımız 1980 yılının fiyatlarını kullanırız. Bu şekilde 1980 ile 1988 yılları arasındaki dönemde fiyat artışları nedeniyle ortaya çıkan aldatıcı GSMH(ya da milli gelir) artışı giderilmiş ve geriye gerçek artış kalmış olacaktır.
• Fiyat endeksi kullanılır.
Fiyat Endeksi = Nominal GSMH / Reel GSMH
1.5. Dış Ticaretin Ve Devlet Harcamalarının Milli Gelir Üzerindeki Etkisi
İthalat(dışarıdan mal alınması) ve devlet tarafından toplanan vergiler milli geliri azaltıcı etki yaparken ihracat(dışarıya mal satılması) ve devlet harcaması milli geliri artırıcı etki yapar.
İhracat(X) ve İthalat(M) olmak üzere X>M ise dış ticaret fazlası vardır. Tersi durum ise dış ticaret açığıdır.Milli geliri(Y) iki şekilde ifade edebiliriz;
Y = C + S
Y = C + I
I yatırım harcamalarını C tüketim harcamalarını S ise toplam tasarrufları göstermektedir. İki formülü birbirine eşitlersek tasarruflar yatırımlara denk olacaktır. İkinci formülde yatırım ve tüketim harcamalarının yanına devlet harcamaları ve ihracatı ekleyip ithalatı çıkarırsak formül son şeklini alacaktır.
Y= C + I + G + ( X – M )
2. Dünyada Ve Türkiye’de Milli Gelir
2.1. Dünyada Milli Gelir Hesaplamaları
• İlk milli gelir hesaplama çalışmaları: İngiltere ve Fransa, 17 yy.
• İlk milli gelir tahmini: İngiltere, 1665
• İlk milli gelir sınıflaması: “System of National Accounts (SNA)” Birleşmiş Milletler, 1952
• Sınıflama revizyonları: 1968 ve 1993, SNA revizyonları, Birleşmiş Milletler
2.2. Türkiye’de Milli Gelir Hesaplamaları
• İlk milli gelir tahmini, 1929
• 1927-1936 yılları tahmini, 1940
• 1942, 1944-1953 tahminleri, 1947
• 1961-1971 serisi (planlı dönem) DPT
• 1948-1972 yılları için tek bir milli gelir serisinin oluşturulması (TÜİK-DPT ortak çalışma grubu)
• 1972 yılından itibaren BM, SNA 68’e göre tahminlerin yayımlanması
• Üç, altı, dokuz ve on iki aylık veriler ile yıllık GSMH tahminlerinin üretilmesi (1980 yılından itibaren)
• GSMH tahminlerinin ilki, yılın ilk altı aylık verilerine, ikincisi dokuz aylık verilere ve üçüncüsü de on iki aylık verilere dayanılarak yapılması (1985 yılından itibaren)
• 1987 bazlı dönemlik seriye geçilmesi (1993 yılından itibaren)
• 1998 bazlı dönemlik seriye ve AB ulusal hesap sistemi ESA-95’e geçilmesi
Baz yılı ve yayım tarihine göre ülkemizde yapılan milli gelir güncellemeleri
• 1948 (yayım tarihi, 1950)
• 1968 (yayım tarihi, 1972)
• 1987 (yayım tarihi, 1993)
• 1998 (yayım tarihi, 2008)
Avrupa Hesaplar Sistemi ESA 95’ e uyumlu 1998 temel yıllı yeni GSYH serisi 1998-2007 yılları için 8 Mart 2008 tarihinde yayınlanmıştır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*