Ekonomik Doktrinler 2 – Fizyokrasi

Fizyokrasi, insan toplumlarının tabii kanunla yönetilmesi. Tabii hukuk felsefesinin düşünce dünyasına egemen olduğu 18. yüzyılda, Fransa’da gelişen bir okul da bu adla anılmaktadır. Okul mensupları, “fizyokratlar” diye tanımlanır. Okulun önde gelen temsilcisi Dr. F. Quesnay’nın eserlerinden biri, Droit Naturel, yani “Tabii Hukuk” ya da “Doğal Haklar” başlığını taşımaktadır.

Merkantilizmden sonra 18. yy da ortaya çıkan görüş, Almanya, İngiltere ve sonra bütün Avrupa ya yayıldıktan sonra Amerika kıtasına geçmiştir.

Merkantilizmden Fizyokrasi görüşüne doğrudan doğruya ve hemen bir geçiş olmamıştır. Fizyokrasi tarımı ihmal eden merkantilizme tepki olarak ortaya çıkmıştır. Merkantilizmdeki hatalar fizyokrasinin oluşmasını sağlamıştır.

Fizyokratlar, elverişli bir ticaret bilançosu sağlamaya ve sanayi ve ticaretin tarım hesabına geliştirilmesine yönelik Merkantilist politikanın aksine, sosyal olaylar arasında düzgün ilişkiler bulunduğunu, kişilerin ve hükümetlerin bu ilişkileri tanımak ve davranışlarını ona göre ayarlamak zorunda olduklarını ileri sürerek, iktisat biliminin kurulmasına yardım etmişlerdir. Merkantilistler ulusal zenginliği sanayi ve ticareti geliştirerek, ticaret bilançosunu lehe çevirmede gördükleri halde, fizyokratlar tarım ve hayvan yetiştirmede aramışlardır. Fizyokrasi, merkantilistlerin himayeci ve faydacı düşüncelerine bir tepki olarak doğmuş; ferdi hürriyet ve mübadele serbestisini savunmuştur. Merkantilistlerin sanayi ve ticarete önem vermelerine karşın, fizyokratlar tarıma önem vermişler; Fransa’nın tarıma dayanan eski politikasına dönmek istemişlerdir.

Fizyokrasinin kurucusu ve en önemli temsilcisi Francois Quesnay’dır (1694-1774). Fransa’da XV inci Louis’nin saray hekimi Dr. Quesney’in çevresinde toplanan ve aynı ekonomik düşünceyi savunan kimselere fizyokratlar ve bunların meydana getirdiği okula Fizyokrasi denmektedir. Fizyokrasi doğanın egemenliği, toplumların tabii kanunla yönetilmesi anlamına gelmektedir. Bu felsefenin babası olarak John Locke bilinir çünkü onun doğal düzene verdiği önemi fizyokratlarda vermiştir. Diğer önemli isimler ise Condillac ve Turgot’dur.

Doğal düzeni savunan bu görüşe göre toplumsal ve ekonomik kurallar doğal bir kanun gücüyle oluşur.  Üretimdeki tek verimli olan alanın tarım olduğunu savunurlar. F. Quesnay da ‘Ekonomik tablo’ adlı eserinde tarımın üretken bir sektör olduğunu, toprağın yarattığı ‘artık’ değeri bu tablo ile gösterdikten sonra, vergilerin de tarımdan alınması gerektiğini vurgulamıştır.

Gelir dağılımı teorisi açısından net hasılaya dayanarak toplum üç sınıfa ayrılır. Bunlar;

  • Toprağı işleyenlerin (çiftçilerin) meydana getirdiği üretken (produktif) sınıf;

  • Sanayi ve ticaretle uğraşanları içeren —işçiler dahil— üretken olmayan (verimsiz) sınıf;

  • Toprak sahipleri ve hükümdarın oluşturduğu dağıtıcı sınıf

Quesnay tarafından oluşturulan «ekonomik tablo» ya göre bu sınıflardaki gelir dağılımı şöyledir; Çiftçiler, topraktan sağladıkları net hasılayı toprak sahiplerine kira olarak verirler. Toprak sahipleri, toprağın işletilmesinin bedeli olan bu net hasılayı alırlar. Kısır sınıf ise hammaddeyi işlenmiş maddeye dönüştürmek için imalathane ve işçiye ihtiyaç duyar. Bu yüzden bu sınıfın elde ettiği net gelir, diğer iki sınıfa dönmek zorundadır.

Fizyokratların temel özellikleri:

  • Fizyokratlara göre, üretim madde yaratmaktır. Madde yaratan, harcanandan fazla veren, başka bir deyimle, safi hasıla sağlayan uğraşı alanı ise tarımdır. Öteki faaliyet alanları, örneğin, ticaret ve sanayi harcanandan fazla bir şey vermemekte; sadece maddenin şeklinde, yapısında veya yerinde değişiklik meydana getirmektedir.

  • Bu düşünceden hareket eden Fizyokratlar, daha sonra birçok ekonomistlerin kafasını kurcalayan üretken (verimli) ve üretken olmayan (verimsiz) faaliyetler ayırımını yapmışlardır. Fizyokratlara göre, yalnız tarım üretkendir. Çünkü harcanandan fazla vermektedir. Toprak, kendisine ekilen buğdayın 5-10 katı fazlasını vermektedir. Bu fazlalık sayesinde toprağı işleyen çiftçi kendi ailesi yanında üretken olmayan sınıfların geçimi sağlamış olmaktadır.

  • Mevcut politik düzeni —krallığı— iyi görmüşler; toprak mülkiyetini savunmuşlardır.

  • Fizyokratlar safi hasıla ve gelir dolaşımı hakkındaki düşüncelerinin bir sonucu olarak, sadece tarım sektörü vergilendirilmelidir. İktisat politikasındaki ‘Tek Vergi’ kavramı da bu şekilde oluşmuştur. Çünkü onlara göre üretken olmayan sınıflar tarafından ödenen vergiler safi hasılaya yansır.

  • İhracatın tarımsal ürünlere dayanması gerektiğini savunurlar.

  • Bireycidirler.

  • Doğal düzeni kabul ederler.

  • Devletin ekonomiye müdahale etmemesi gerektiğini savunurlar.

  • Faiz, tarımsal sermayenin kazancıdır.

  • Fizyokratlar klasik iktisadi düşüncenin temelini atmışlardır.

Çağlarında çok kısa bir süre etkili olmakla beraber, Fizyokratlar, iktisadi düşünce biçimlerine getirdikleri yeniliklerle bugün de anılırlar. İktisadi düzenin işleyişini, soyutlama yöntemi ile kurdukları bir model çerçevesinde anlama çabaları, toplumu işlevlerine göre birbirinden ayırmaları, servetin kaynağını mübadele değil üretim sürecinde aramaları, tarım üretimini düşünce sistemlerinin merkezi yapmaları, başlıca özellikleri arasında sayılabilir.

Fizyokratlar fayda (util) kavramının ölçülebileceğini savunmuşlardır. Toplam Fayda Maksimum noktada iken Marjinal faydanın sıfır olacağına yönelik kesin varsayımlarda bulunmuşlardır.

Laissez faire, laissez-passer” yani bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler sloganını ilk dile getirenler de Fizyokratlardır.

1789 Fransız İhtilali, Fizyokrasi düşüncesinin sonu olmuştur.

Fizyokraside Para ve Emek Teorisi

Fizyokratlar, paranın işlevini de açıklığa kavuşturmuşlardır. Paranın değişim için bir araç olduğunu ve esas değişime konu alan malların değiştirilmesi için bir araç olduğunu ve esas değişime konu olan malların değiştirilmesini kolaylaştırdığını açıklayan Fizyokratlar, mal ve eşya ile para arasındaki farkı açıklamışlardır. Onlar, malların değişim değeri ile kullanım değeri arasında bulunan farkı görmüşlerdir. Değişim değerini yeterinde inceleyen Fizyokratlar rekabetle maliyet masrafları düzeyinde oluşan fiyatla mal kıtlığı, alıcıların sayısı gibi etkenlerin tesiri ile değişen arz talep durumuna bağlı olan piyasa fiyatlarından söz etmişlerdir.Fizyokratlar lüks üretime karşı çıkmışlar ve tarımsal verimin arttırılması için bu kesime yatırım yapılmasının özendirilmesini savunmuşlardır. Tarımsal hâsıla arttıkça ülke zenginleşir ve yatırıma yöneltilecek kaynağın hacmi büyümüş olur. Fizyokratlara göre yatırımda kullanılacak gelirin lüks tüketime yönlendirilmesi devlete karşı bir cinayettir.

Tarımsal faaliyetler sonucu toprağın net hâsıla meydana getirdiğini kabul eden Fizyokratlar üretkenliği emekten çok toprağın niteliği saymışlardır. Onlar üretkenliği fiziki açıdan ele almışlardır. Değer açısından üretkenlik kavramını geliştirmemişlerdir. Bu nedenle, Fizyokratik düşünce sisteminde ücretli işçinin üretkenlik nitelikleri üzerinde durulmamıştır.

Dr. Quesnay “Buğday ekimi için kullanılan topraklar mümkün olduğu kadar, zengin çiftçiler tarafından işletilen büyük çiftlikler halinde birleştirilmelidir.” Diyerek tarım işletmelerinin büyük olması gerektiğini savunmuştur.

Dr. Quesnay uluslararasıticaretten bir ülkenin gelir elde edebilmesi içim maliyetin üzerinde bir fiyatla satması gerektiğini ileri sürer. Dış ticaretle elde edilen karların yatırıma yöneltilmesiyle milli hasılanın arttırılması sonucu ülkenin refah düzeyinin yükseleceğini savunur.

Fizyokraside Vergi Teorisi

Fizyokratik Vergi Teorisi Fizyokratlar, vergi reformuyla ilgilendiler. Bu düşüncenin gündeme getirildiği dönemde Fransa’da adil olmayan bir vergi sistemi vardı. Vergi yükünün önemli bir bölümünü çiftçiler taşımaktaydı. Karmaşık olan vergi sisteminin sadeleştirilmesini ve ödeme gücü olanlardan alınmasını savunmaktaydılar. Fransa’daki kitlelerin yoksulluk ve sefaleti, adil olmayan ağır vergi yükünden kaynaklanmıştır.  Fizyokratların tarım kesimlerimile ilgili görüşleri, onları”Tek Vergi” sistemini maliye politikasının temeli saymalarına yönelmiştir. Tarım, tek artı değer oluşturan kesim olduğuna göre vergi bu kesimden alınmalıdır. Onlara göre, diğer kesimlerden alınan vergiler fiyatlara yansıyacak ve vergi yönteminin maliyetini de arttıracaktır. Yalnız tarımsal faaliyetlerden verginin alınması, hem kolay hem de maliyeti düşük olacaktır. Onların bu görüşleri o dönemde güçlenmekte olan sanayi burjuvazisinin işine yarayacaktır. Fizyokratlara göre Fransa’da adil olmayan ve kitlelerin sefaletine yol açan bütün vergiler kaldırılmalı.Tarımsal hasıladan -net hasıladan- tek vergi alınmalıdır. Bu uygulama vergi yükün azaltacaktır. Vergi toplama masrafının düşmesine ortam hazırlayacak ve devletin ihtiyacını karşılamaya yeterli olacaktır. Vergi yükünün düşürülmesi ekonomiyi canlandıracak, net hasıla artacak ve sonunda vergi geliri de yükselecektir.

A-VİCTOR RİGUETİ  MIRABEAU(1715-1789)

Fransız inkılabının ilk yıllarında Anayasa Meclisinin yetenekli  politikacılarından olan  V. R. Mirabeau, daha çok  siyasi konularla ilgilenmiş ve Fransız inkilabından sonra  nasıl bir düzen kurulmasına gerektiğine yönelik görüşler ileri sürmüştür.  Fizyokratik  düşüncenin önde gelen  düşünürü  Mirabeau’nun  iktisat görüşleri  liberalizmin  müesseseleşmesine ortam hazırlamıştır.

1-V.R. Mirabeau’ nun Eserleri:

Düşünürün görüşleri  aşağıda isimleri  belirtilen eserlerinde yer almaktadır.

 -İnsanların Dostluğu adlı risale  1756 yılında  Paris’te yayınlanmış  ve düşünürün iktiasadi görüşlerini içerir.

 -Vergi Teorisi  adlı risale  1760 yılında Paris’te

 -Kırsal Felsefe  adlı risale  1763 yılında Paris’te

 -Ekonomi adlı eseri  iki cilt  olarak 1769 yılında Amsterdam’ da ve

 -Ekonomi Mektupları  adlı eseri de 1770 Paris’te basılmıştır.

2- V. R. Mirabeau’unun  İktisadi Görüşleri

Daha çok siyasi konular üzerinde duran Mirabeau’unu iktisadi görüşleri  1763 yılında yayınlanan Vergi  Teorisi  ve 1763 yılında yayınlanan  Kırsal Felsefe  adlı eserlerinde yer almaktadır.Düşünür  vergi yükünün azaltılması , aristokrt  sınıfının iktisadi  ve siyasi  baskısından kurtarılmasıyla ilgili görüşlerini ileri sürmekte , kırsal faaliyetlerin servet oluşturmadaki önemini belirtmekte ve bu  faaliyetlerin desteklenmesini  önermektedir. Siyasi özgürlükle iktisadi özgürlüğü  birlikte savunan düşünürün görüşleri, Liberal Kapitalizmin kurumsallaşmasında etkili olmuştur.

Vergi  Teorisi adlı risalesinde  özel vergi toplayıcıların ( mültezimler) halka uyguladıkları  baskı ve yaptıkları haksızlıkları eleştirmiştir. Ona göre vergi basit, doğrudan ve  fazla ağır olmamalıdır.Tuz üzerinden  alınan vergi düşürülmelidir. Kralın vergi toplamada  takip ettiği baskıcı uygulamalara karşı çıkmıştır. Bu sert eleştirilerinden dolayı kısa bir süre hapsedildi ve Paris’ten  doğduğu kasabaya sürgün edildi.

Düşünür XIV. Louis’in merkeziyetçi yönetimini eleştirmiş ve mahalli yönetimlerin  geliştirilmesi gerektiği üzerinde durmuştur. Vergi  sisteminin düzeltilmesi  üzerinde  etraflıca duran düşünür, dolaylı vergilerin haksızlığını anlatmış, toprak ve kişisel gelirden vergi alınması gerektiğini  savunmuştur.

Düşünür Fizyokratik ilkelerle ilgili görüşlerini  Kırsal Felsefe adlı risalesinde anlatmıştır. Dr. Quesnay’ın büyük çapta bu eserden  etkilendiği  ileri sürülmektedir. O Dr. Quesnay’ın Ekonomi  Tablo’sunu büyük bir buluş olarak ilan etti. Daha da ileri giderek  bu tablonun  yazı ve paranın icadından sonra  en büyük  buluş olduğunu ileri sürdü.

B- PİERRE SAMUEL DUPONT DE NEMOURS
(1739-1817)                            

Düşünürün en önemli çalışmaları aşağıda belirtilen eserlerdir :- ” Tahıl ihracat ve İthalatı” 1787 yılında tamamlandı.

 “ABD Milli Eğitimi ile İlgili Rapor” bu rapor 1800 yılında ABD yönetimine teslim edildi.

” Yeni Bir Bilimin Doğuşu ve Gelişmesi”bu çalışması Paris’te 1768 yılında yayınlandı.

  de nemours’un görüşleri;

Düşünürü fizyokratik düşünce ile tanıştıran Mirabeau olmuştur. Onun bu düşünceye katkıları teorik olmaktan çok bu düşünceyi anlatması alanında olmuştur. O ikna yeteneği gelişmiş bir siyasetçiydi. Fizyokratik doktrni hem Fransa’da hem de ABD’de anlatmıştır. ABD’de bulunduğu yıllarda başkan Thomas Jefferson ondan, yukarıdada işaret edildiği gibi ülkenin milli eğitim sistemi ile ilgili yeni bir politika geliştirmesini istedi. Bu çalışma 1800 yılında yayımlandı. İhtilal yıllarında devlet yönetiminde bulundu. Görüşlerini uygulama fırsatı bulamadıysa da her platformda anlattı. Bir ara krallığı savunduğu gerekçesiyle hapse girdi. Robespierre’nin ölümü omu giyotinden kurtardı.

Düşünür serbest ticareti savundu. “Yeni Bir Bilimin Doğuşu ve Gelişmesi” adlı eserini fizyokratik düşüncenin temel ilkelerinin anlatımına ayırdı. Daha sonra bu risale “Fizyokrasi” başlığıyla yeniden yayınlandı. Bu eserde serbest ticareti savunan düşünür tarımsal faaliyetlerin senet oluşturmadaki rolunü açıklamaya çalışmıştır. Fransa da tarım kesiminin ihmal edilmesinin yol actığı sorunları dile getiren NEMOURS ülkenin gelişmesi ve sanayileşmesi için tarımın kaynak oluşturmadaki etkilerini etraflıca anlatmıştır

C-FRANCOİS QUESNAY (1694-1774)

Orta halli bir ailenin çocuğu olan François Quesnay, tıp öğrenimini gördükten sonra Mantes‘daki Hôtel-Dieu’nün başcerrahı oldu. cerrah ve doğum uzmanı olarak büyük ün kazandı.1730‘da yazdığı Kan Almanın Etkileri Üstüne Gözlemler adlı yapıtında, o güne kadar bu konuda ileri sürülmüş olan savları çürüttü.1736‘da Hayvansal İktisat Üstüne Fiziksel Deneme adlı kitabını yayınladı.1737‘de Cerrahlık Akademisi’nin sürekli sekreteri, 1749‘da Madame de
Ponpadour
‘un, 1752‘de de kral XV.
Louis
 ‘nin hekimi oldu..

İktisadi Görüşü:Francois  Qusnay’a göre;servet bir ülkenin biriktirdiği para miktarından değil,üretilen ihtiyaç maddesi miktarından oluşur.

Toplumsal kurallar doğal yasalarla belirlenir.

Sadece tarımdan vergi alınmalıdır.

Toplumsal yapıdakı zenginligin kaynagının tarım oldugunu ileri sürüyor.

ESERLERİ,

-Kan almanın Etkileri Üzerine Gözlemler.

-Hayvansal İktisat Üzerine Fiziksel Deneme

-Dogal Hukuk

D- ANNE ROBERT JACQUES TURGOT (1727-1781)

Fransa’da 18.yüzyılda önde gelen devlet adamı ve iktisatçılarından biri olan Turgot, 10 Mayıs 1727 de Paris’te zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Sorbon Üniversitesi Teoloji fakültesini üstün başarı ile bitirdi. Üniversite de birçok makale ve risale yazdı. İlk risalesi Law’un kâğıt para projesine yönelik eleştirilerini içermektedir.

1761-1774 yılları arasında yoksul Limoges  şehrinin sorunlarıyla ilgilendi. Tahıl ticaretini kolaylaştırdı ve girişim özgürlüğünü sağladı. Bir ara 16.Louis’in maliye bakanlığını yaptı.

Düşünür; her ne kadar Dr. Quesnay ve arkadaşları ile birlikte anılsa da iktisat bilimine, fizyokratik düşünceye önemli katkılar yapmıştır. Turgot ;18 mart1781’de pariste vefat etmiştir.

İktisadi Düşüncesi;

Turgot; değiş-tokuş (takas) yönteminin serbest olmasını savunmuştur. Turgot’a göre yabancılarla ticaret yapılacaksa mutlaka satılan malın karşılığında bir başka malın satın alınması gerekmektedir Devletin iç ve dış ticaretteki rolü sadece ‘satın alanın satın alma, satanında satma özgürlüğünü korumak’ olmalıdır.

Turgot; genellikle faiz ve kar ilişkileri üzerinde durmuştur. Sermayenin üretimde ki önemini vurgulamış ve sermayeyi temel üretim faktörlerinden biri olarak kabul etmiştir.

Bu makalede aşağıda yer alan kaynaklardan dolaylı veya direkt olarak
faydalanılmıştır. Aşağıda yer alan kaynaklarında incelenmesi faydalı olacaktır.

Kaynaklar:

Anonim, 2015, https://tr.wikipedia.org/wiki/Fizyokrasi, Vikipedi, [Ziyaret Tarihi:18.12.2015]

Anonim, 2015, http://www.gencmaliye.com/fizyokrasi/#more-597, Genç Maliye, [Ziyaret Tarihi:18.12.2015] 

Aymaz, Y.B., 2014, https://yusufbaymaz.wordpress.com/2014/10/11/fizyokrasi/ , Yusuf B. Aymaz, [Ziyaret Tarihi:19.12.2015] 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*